Ağır sürtünmelerden sağ çıkabilmiştik..
Sabahın koynunda inlediğin anlar,
Göğsümüzü koparan saatler için merhaba..
En ucuzundan tahta sandalyemde otururken,
elbisenin bacaklarının arasında dans edişi,
dökülen her kelime gibi tahrik çabasındaydı..
kendimi ona yasladığım zamanlar,
orospu kahkahası beynimi parçalara ayırıyordu..
Seni kendim için yıkıyorum bu gece;
kanattığın inançlarım adına,
Gezindiğim temiz tenler adına..

İhanet miydi ki?
Onlar buna sadece günah diyordu.
Günahtan başka seçenekler olduğunun farkındaydık aslında.
haddimizi aştıkça çıldırıyorduk.


Mert Caner.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınızı bekliyorum!