Hayatlarımız gitgide koparken, dökülen vücutlarımızın sıcaklığı artıyordu. 
tutunamadığım coğrafyamda hatırı sayılır özlemler biriktiriyordum..
Organlarımız kendi hayatlarını yaşıyorlardı artık, çığlıklarımızla ünlü bu kasabada..
Hayat ritminin aşağılanmış duygularımızı bastırdığı zamanlarda ki gibi,
Dokunuyorum artık sana, doğurduğun bütün tepkiler adına..
Yosunlu ayaklarım seni bana getiremezdi, tek bilinemeyen..
Özlemini sunduğum kadınlar, boşalıyorum artık hayata..!!
Gidegelen huzursuzluklarım son bulmaya çalışıyorlardı.
Sen varken nefes gerekmezdi bedenime, 
Uzakta ki tüm korkularla mücadele ediyorum, lanet olsun aşılamayacaklar bunlar..!!
Biraz daha büyülenecek, troya'nın ömrü bile..
Çocuksu gülüşmeler kulaklarımızdan artık siliniyordu,
Şehrini bildiğim, sokaksal melodiler tadında.
Gitmem gerektiğimi kendime çok anlattım, çok denedim.
Ayrılamıyorum artık, tutulmuşum saçlarına bir kere..
Erimeye yüz tutmuş kristaller şehrinde, bunaltıcı bir sen telaşı.
Aldıramıyorum artık, telkinlerle besleniyorum sen varsın belki diye.
Ve sadece beni bırakacaktı adın, dolaşıyorum paradoksların altında.
Küfürler ettiğim bacak aran benden ardakalanlarla nasipleniyordu..
Geç kalınmışlıklar huzurunda,
Zorlanıyorum, unutuyorum tüm senleri..
gecelerimi kapatıyorum artık..


Mert Caner.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınızı bekliyorum!