Tüm imgelerim gün ağardığında kaybolurken, berbat şiirlerimi düşlüyorum..
Gecelerle birlikte anımsanan duvarlara yazıldı bedenin..

Uzanıp öpüyor Troya'nın geçmişi benliğimi..
Varlığımız şimdiye kadar doğmuş en kutsal amaçtı belki de,
Herkes kadar mutlu olabilirdik küfürlerimizle.
Yitik hissettiğimiz zamanlar tökezlemişliklerimiz düşürdü en dip kuyulara..

Sarhoşluğumuz nihayet pes etmişti, sıvası dökük duvarları seyrediyorduk..
Ucuz pansiyon odamızda vardı aslında, fakat tanrıçamız bugün zalimdi.
Acı düşüyordu peşimize, sebat etmeliydik.
Uzandığımız geceler tükeniyordu başka altlarda..
Bütün imkansızlıklar arkasında buldum seni,
Saklandığım şehrin köşe bucaklarında tanıdım suretini..
Tükürdüğüm yollara düşüyorum, anonslarda adım geçer.
Vücutlarımızın sıcaklığı artıyordu, dokunuyorum artık sana.
Örttüğümüz kirli dudaklardan sağ çıkabilmiştik.
Adımın çalındığı kulaklarda yedi tanrının kadını boşalıyordu..
Kurtaramaz artık hiçbir orospu..
Gün ağarıyordu, sardığımız bedenlerimiz günahımız oluyordu artık..
Büyük ihanetin yegane temelisin Troya..
İnançların kırılgan noktası, sallanan hayatımın depremisin..
Sandıklarımı ağırdan açıyorum, zarlarım yeniden elimde..
Saçmalıklar düşüyor aklıma, türlü kumarlar oynuyorum bedeninle.
Dökülüyorum ayaklarına, geciken günahlarımız sen kokuyordu.
Biraz daha rahat sarhoş oluyorduk, sergilediğin başı boş bedeninin hatrına..
Kaç kez çocuklarımı toplamak istedim, artık beni görmeyeceksiniz..

Mert Caner

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınızı bekliyorum!