Yosunlu bir kasaba düşün Florya, güne ağarıyoruz.
Sabah dolanıyor ayak topuklarımıza, okumaya fırsat bulamadığım bir Gece..
Hafif bedenini sıyırıyorum güneş için, güneş saçlarını selamlar ya!
Ağırdan uzanıyorum göğe doğru, bakamıyorum Josiane! Kapat gözlerini..
Göğüs kafesimde tuttuğun koca bir gönül sözün var..
Bir soluktur, boğaz ikiye ayrılırken..
Şimdi o parmağın uzanır ya boynundan aşağı; sen, sen İstanbul oluverirsin..
Bir kuştur çatısına konan, çığlıklarıyla ünlü bu kasaba..
İki yaka bir araya gelse, yemini bozulacak bir güvercin sesi..

Yağmur olur soluğum, pileli eteği rengarenk..
Pabuçları da siyah, elinde içkisi şarkılar söylerken..
Aldırmıyorum, tutunamıyorum. Kirlendik; iki karanlık geceydik..
Birden her şey gözümde canlandı, basit bir kadraj hilesi.
Susmamı istediğin vakit bir adamı daha yatırdın Kulaksız Mezarlığına..
Yüzüne dokunduktan sonra bir şeyin farkına vardım, benzetemedim öldürdüğüme..

Bu gece bir kadın bırakıyorum Tanrı'ya..


Mert Caner

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınızı bekliyorum!