Ben çoktan Karadeniz olmuştum sen giderken, elime yüzünü bulaştırdım..  

Gitmek, gitmek ne kolaymış kaçarcasına.. 
Hiç bilemedim kadın, Ege’den sıyrılırken, seninle nefes alan bu şehirde iki ayrı yaka olacağımızı.. 
Sensizlik zor; şimdi öğrendim.. 
Çoktandır nefesin değmedi göğsüme, mutsuzluğa gebe bir beden; boğazın, boğazımın tam ortasında oturur şimdilerde.. 
Şu Karaköy’e uzanırken soluğum, ağlamaklı, ürkek ve titrek benliğim.. 
Durmadan üşürdük, neyimize.. 
Kendine bir sahil seç; en ıssız yerinden öptüğüm.. 
Yorgun uyanan güneşinim artık, saçlarını selamlayan.. 
Sahra’nın tam ortasındayım Tanrım! 
Heyhat! 
Hiç durmadan sevişmiştik, duymuş olabilirler mi Tanrım.. 
Öylesine affetmek, yok olmanın anlam bulması gibiydik.. 
Bilmediğim bir lügat bu Tanrım, affetmek.. 
Çok sessizdik Tanrım, çok sessiz, hiç durmadan sevmiştik..

Mert Caner