BU SİZİN İÇİN

felaket tellalı kırmızı vosvos..

Siz güzel insanlar! Tam iki sene oldu!
Bunca geçen aylarda sizlerle beraber bana ait olanları huzurunuza sundum. Şahsım ve şahsıma ait olanlara küfürler edenler ya da kadeh kaldıranlar oldu..
Gün geldi masasına davet edenler oldu; beraber ağladık, beraber içtik. 
Uzun sürede başarılacak başarıları kısa sürede sizlerin sayesinde başardım, bu yüzden beni kutlayanlar da oldu çekemeyenler de..
Benimle dertlerinizi paylaşacak kadar kendinize yakın gördünüz, sizinle birlikte yazıyorum ben..



Bu süreçte özellikle Okan Bayülgen'in Twitter'da paylaşması, programında bahsetmesi ve ODTÜ FM'den Fulya Akbuğa ile röportajımız sayesinde tam istediğim kitleye yavaş yavaş ulaşmamda büyük katkısı oldu; en güzeli ne mi?
Kendi sandıklarını açamayan bir insanı, kaleminden dökülen kelimeleri, kendi hayatınızla birleştirdiniz..
Bunları hak ediyor muyum, bu kadarı artık sizin rüştünüze ve samimiyetinize kalmış..

Gece yazarıyım, huzursuzumdur. Bir şeyleri görmek için hep gündüzleri beklemişimdir; lakin sizlerden gelen bazı güzel geri dönüşler tüylerimi diken diken etmekle kalmamış, ruhumun en ücra köşelerine kadar dokunmuştur.




Gösterdiğiniz destek için size minnettarım; sanatın her alanında olduğu gibi sanatçıya ve benim gibi sanatçı olma yolunda ilerleyen insanlara ülkemizde ne denli az destek olunduğunu bilmeme karşın, bu güzel ilginiz bana umut veriyor..
Hepinize en güzel şekilde teşekkürler!!

Sevgilerle, Mert Caner..

2 yorum:

  1. Eklentiyi nasil acıyoruz

    YanıtlaSil
  2. 'Tanrı ağır ağır ağlamış..' der Mert Caner.. ağlayan yok aslında, yüreklere serpiştirdiğin ciğ tanelerinden olsa gerek şehrin gereğinden fazla ıslakliğı..

    YanıtlaSil

Yorumlarınızı bekliyorum!